Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Senden Benden Bizden…’ Category

Mini Anket


Bugünde bir değişiklik yapıp, bir mini-anket düzenleyeyim dedim….

 

Read Full Post »



Yazarın Notu: Bir süre önce, Facebook sayfama yüklemiş olduğum The Weather Man film müziğinin altına kendi kendime bir yorum yazmıştım. Sonra bu yoruma kendi kendime cevap vermeye başlayınca aşağıda gözüken metin ortaya çıktı…

 

Onur Alptürk: Çok hoş müzikmiş…Bulduğun için çok sağol…

Onur Alptürk: Bir şey değil… Ben de çok sevmiştim.. Youtube’dan buldum tesadüfen…

Onur Alptürk: Nerden aklına geldi peki?

Onur Alptürk: Nicolas Cage’in filmlerine bakıyordum. Bu filmi görünce müziği aklıma geldi…

Onur Alptürk: Senin işin yok mu mesai saatinde oturmuş internette geziniyon bakim?

Onur Alptürk: Vardi canım benim, öğle arasında yemek yerken bilgisayar başındaydım…

Onur Alptürk: Haa o zaman tamam….

Onur Alptürk: Çok sağol ya, tamam dediğin için… Bu akşam daha rahat uyurum artık….

Onur Alptürk: Bu muhabet geyik istikametine doğru sünüyor, haberin olsun….

Onur Alptürk: Tamam abi, haklısın…..

Onur Alptürk: Tamam diyon, hala yazıyon?

Onur Alptürk: O mantıkla bakarsan sen de yazıyon… Dingo…

Onur Alptürk: Ağzını bozma akşam akşam aile var…. Ona göre…. Adaplı ol….

Onur Alptürk: Ne olur ağzımı bozarsam?….

Onur Alptürk: Burda milletin ortasında ağız dalaşına mı giricez senle? Sen harbiden hasta mısın yaaa… Git tedavi gör.. Ne bilim yardım falan al… Ne lan bu muhabbet yaaa.. Olm.. Ne ya…

Onur Alptürk: Lan hala küfrediyon..Allahın adını andım, bir sus yaaa… Hayır gelecem oraya kafa atacam, elimde kalacan ondan korkuyorum….

Onur Alptürk: Montofon….

Onur Alptürk: ‎…

Onur Alptürk: ‎…

Onur Alptürk: Bir şey mi dedin?

Onur Alptürk: Yooo, mırıldanıyordum… Öylesine…

Onur Alpturk: Hacı, o yediğin ne?

Onur Alptürk: Bu mu?

Onur Alptürk: O değil.. Yanındaki…

Onur Alptürk: Olm, sen nerden görüyon burayı?…. Aynı odada bile değiliz… Sadece yazışıyoz…

Onur Alptürk: Kokusu geliyo, kokusu… Zeka küpüm benim, aynı odada olmadığımızı biliyorsan sen niye japon turist gibi “bu mu”, “şu mu” diye soruyon ki?

Onur Alptürk: Neyse ne.. Biftek yiyorum….

Onur Alptürk: Tartışmıyor olsaydık tavsiye eder miydin?

Onur Alptürk: Ederdim. Et iyi pişmiş ve sulu. Yandaki sebzeler de iyi pişmiş. Ama gene de tartışıyor olduğumuz için et çok pişmiş ve kuru diyeceğim…

Onur Alptürk: Sen nasıl bir adamsın ya? Sen de ciddi bir sıkıntı var ama ben çözemedim henüz…

Onur Alptürk: Bu cümleyi kendin mi düşündün, birisi mi yardım etti? Tam 0-6 yaş grubuna hitap ediyor…

Onur Alptürk: Dingil, ona bakarsan senin de IQ’un da hava durumu ile aynı. 24-25 arası..

Onur Alptürk: Bak gene ağzını bozuyon… Ayıp oluyor, güceniyorum….

Onur Alptürk: Gücenmene çakim, sana bir şey olmasın…

Onur Alptürk: Var ya sopalıksın….

Onur Alptürk: Siz ikiniz cidden rahatsızsınız.. Oturmuş salak gibi bir şarkının altına yorum yazarak geyik yapıyorsunuz. Sizin işiniz gücünüz yok?

Onur Alptürk: Ha bi bakıyorum..İkinizin ismi de Onur diye gözüküyor. Olm kim kim ya burada?… Anlaşılmıyor… Siz sadece havadaki oksijeni sarf ediyordunuz…

Onur Alptürk: Saf öküzüm benim, hadi biz yazıp duruyoruz… Sana ne lan? Bir de bize laf ediyon geyik yapıyorsunuz diye.. Kendine bak…

Onur Alptürk: İki takoz yetiyordu muhabbete, bir de sen mi geldin şimdi?

Onur Alptürk: Takoz diyene bak. Sanki restoranda “ortaya salata ister misiniz?” diye soran garsona “ortaya değil de, masanın kenarına salata isteriz” diyen bendim.. Senin yüzünden az kaldı dayak yiyorduk…

Onur Alptürk: Sıfır kilometre dümbük. Ona bakarsan senin yüzünden minibüste dayak yiyorduk, ne kadar çabuk unuttun? “inecek var mı?” sorusuna “çok istersen ineriz abi” demek gerçekten çok zekiceydi… Aferin..

Onur Alptürk: El kol hareketi yapma…

Onur Alptürk: Siz buraya kamera mı ne koydunuz? Demin de şu hıyar yediğin yemek memek falan oldu da….

Onur Alptürk: Tabii abi, bütün hayatımız senin etrafında dönüyor, senden başka yapıcak iş, konuşacak mevzu yok ya, o yüzden evine kamera koyduk.. Daha rahat olsun diye…

Onur Alptürk: Manyağa bak…

Onur Alptürk: Bir dakika, Bir dakika.. Ne dikkatimi çekti? Aynı isimi kullanan 3 kişi olduğunu farkında mısınız?

Onur Alptürk: Hödüğüm benim, şimdi mi dikkatini çekti bu Aynştayn… Bravo…. Bayağı dikkatliymişsin…

Onur Alptürk: Ooooo…. Geyik burada dönüyormuş. Bensiz geyiğin dibine vurmuşsunuz?

Onur Alptürk: Valla av döneminde bile bu kadar geyik bir araya gelmez…

Onur Alptürk: ‎4 kişi olduk di mi şimdi? Burada birbirini tanımayan var mı?

Onur Alptürk: Benim tanımadığım 3 kişi var…

Onur Alptürk: Abi, senin aritmetiğin biraz zayıf galiba… 4 kişi içinde 3 kişiyi tanımamak, kimseyi tanımamak demek, takma gözüm benim!!!

Onur Alptürk: O zaman şöyle yapalım, herkes kendini tanıtsın…

Onur Alptürk: Ben başlayayım…İsmim Onur. 1975 ankara doğumluyum. ODTU’de okudum. En sevdiğim diş macunu ipana ve ileri derece mikrodalga fırın kullanmayı bilirim….

Onur Alptürk: Ben de…

Onur Alptürk: Ben de…

Onur Alptürk: Ben de…

Onur Alptürk: Eeee, ne oldu şimdi?

Onur Alptürk: Herkes birbirini iyice tanıdı mı? Oldu mu?

Onur Alptürk: Oldu abi, benim kafamda bulanık bir iki soru vardı. Onların da cevabını aldım…

Onur Alptürk: Abi, sen biraz sıkıntılı duruyorsun…

Onur Alptürk: Kim ben mi?

Onur Alptürk: Yok….

Onur Alptürk: Ben o zaman…

Onur Alptürk: Evet….

Onur Alptürk: Başlıcam şimdi.. Nereye sakladınız şu kamerayı? Evime mi girdiniz ben yokken… Girmişken bari kedinin kumunu da değiştirseydiniz…

Onur Alptürk: Yerleri silip, sifonu çektik. Sen içini rahat tut.

Cem Nurgün: Hepinize ayrı ayrı ayrı baktım, hepiniz arkadaş listemde gözüküyosunuz; ama arkadaş listeme bakıyorum, sadece bir onur alptürk gözüküyooo :kafa kaşıma ikonu:

Onur Alptürk: Ben anlamadım…

Onur Alptürk: Ben anlamak istedim ama içimden gelmedi…

Onur Alptürk: Ben tereddütte kaldım. Önce anlamayayım dedim. Sonra bari anlayayım oldum. En sonunda boşver anlama, ne uğraşacan dedim. Zaten karım da sen hiç bir şeyden anlamazsın dedi…

Onur Alptürk: Sen evli misin?

Onur Alptürk: Değilim ama evli olsaydım karımın böyle diyeceğinden eminim…

Onur Alptürk: Sen de o kadınla evlenmeseydin baba…

Onur Alptürk: Evli değilim ki zaten…

Onur Alptürk: Tamam o zaman sorun ne?… Bak şimdi ben bunu da anlamadım… Ya o kadar çok şey anlamadım ki başım döndü…

Onur Alptürk: Benim de midem fena oldu anlamamaktan…

Onur Alptürk: Gazdandır o.. Soda iç, geçer…..

Onur Alptürk: Valla anlamama konusunda başarınız gözlerimi yaşarttı. Bir iki bir şey daha anlamayın, sizi nobel’e aday gösterecem.

Onur Alptürk: Anlamamamız için tavsiye edeceğin bir şey var mı aklında?

Onur Alptürk: Ben bir bakayım.. Aklıma gelince yazarım….

Onur Alptürk: Kafa karışma düğmesi nerde? Ben bakıyorum da, göremedim…

Onur Alptürk: Şabanım benim, öyle bir düğme yok.. Cem onu tavsiye şeklinde söyledi…

Onur Alptürk: Kafa karışmanın yanına bir de burun karışma düğmesi konulsa mesela?

Onur Alptürk: Onu seçsen ne olucak ki? Millet “Adama bak.. Facebook’ta müzik dinlerken burnunu karıştırmış” mı diyecek?

Onur Alptürk: Olabilir abi… Kalbimi kırıyorsun valla..

Onur Alptürk: Dua et de oraya gelip kafanı kırmıyorum…

Onur Alptürk: Biliyor musunuz dün ne yaptım? Oturdum 1’den 100’e kadar olan asal sayıların listesini çıkardım…

Onur Alptürk: Aferin… Seneye de Everest’e çıkarsın sen…

Onur Alptürk: Abi, sen ne niye bu kadar negatifsin?… Ne desek bir tavır.. Ne bu ya?

Onur Alptürk: Ne dedik ki şimdi? Adam gibi yazın, biz de yazalım…

Onur Alptürk: Ya, atın şu dümbüğü muhabbetten yaaaa… İçim kıyıldı valla… Adam paso sıkıntı….

Onur Alptürk: Atmasına atalım da… Nasıl olucak ki? Kendi kendimize muhabbet ediyoruz burada….

Onur Alptürk: Bir dakika ben şu düğmeye basayım.. Attım galiba şimdi üç kişi gözüküyoruz….

Onur Alptürk: Salak… Yanlış kişiyi attın.. Hala buradayım….

Onur Alptürk: Ben pes ediyorum…. Bıktım valla bu adamla uğraşmaktan….

Onur Alptürk: Kabus gibi üstünüze çökecem…

Onur Alptürk: 1-100 arası kaç tane asal sayı var? Ben ona takıldım…

Onur Alptürk: Bu kadar muhabbette kafana takılan bu mu şimdi?

Onur Alptürk: Evet…

SON

 

“KENDİM İLE KENDİ KENDİME” ADLI TEORİDE DÖRT, PRATİKTE BİR KİŞİLİK OYUNUMUZUN SONUNA GELDİK. BU OYUNUN YAZIMINDA EMEĞİ GEÇEN ONUR ALPTÜRK’E VE KATKISINDAN DOLAYI CEM NURGÜN’E TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİRİM. ŞİMDİ ONUR ALPTÜRK İLE YAPILAN KISA BIR RÖPORTAJI SUNUYORUZ…

 

Onur Alptürk: Hoş geldiniz Onur bey… Bu oyun için fikir aklınıza nereden geldi?

Onur Alptürk: Bir kaç sene önce facebook sayfama bir müzik koymuştum. Bir arkadaşım da ne iyi ettin de koydun diye bir yorum yazmıştı. Ben de yukarıda gözüken şarkının altına sırf espri olsun diye o cümleyi yazdım. Sonra da doğaçlama bir şekilde gerisi geldi.

Onur Alptürk: Oyun içerisinde birden fazla kişi gözüküyor… Buradaki kişiler, iç çatışmalarınızı mı temsil ediyor?

Onur Alptürk: Başta o şekilde planlamamıştım ama kendimi birden fazla kişi olarak ifade ettiğimde, istemeden de olsa bir iç çatışma durumu ortaya çıktı…

Onur Alptürk: Peki bu eserde kendinizden bizzat kattıklarınız oldu mu hiç?

Onur Alptürk: Olmaz mı? Lokanta ve minibüs hikayesinin kahramanı bizzat benim (gülüyor).

Onur Alptürk: Sayfalarınızda daha önce farklı insanların arkaya arkaya mesaj yazması ile bu tür yazışmalar olduğunu görmüştüm ama bildiğim kadarıyla kendine yazışan ilk kişi sizsiniz…

Onur Alptürk: Evet… Gene bildiğim kadarıyla kendine kendine röportaj veren ilk kişi de benim…

Onur Alptürk: Son olarak ileride bu tür yazılar yazmaya hevesli gençlere ne tavsiye edersiniz?

Onur Alptürk: Yazmayın… Valla vakit kaybı…

Onur Alptürk: Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederim…

Onur Alptürk: Ben teşekkür ederim…

 

Read Full Post »